aspirinin-faydalari

Aspirinin Faydaları

Aspirin, fazla yoğun olmayan ağrılar ve sızılar için içilen, ağrı kesici ve ateş düşürücü özellikte bir ilaçtır. Kanı seyreltici etkiye sahip olmakla birlikte kalp krizine karşı da koruma sağlar. Bu nedenle uzun süreler boyunca az dozajlarda alınabilir.

Aspirin’in ilk versiyonunun Hipokrat tarafından söğüt ağacı kabuğu ile yapıldığı ve etkisinin 3 bin yıldan fazla zamandır bilindiği söylenir.

Eken maddesi asetilsalisilik asit (kısaca “ASA” diye bilinir) olan Aspirin’i ilk olarak kimyager Felix Hoffmann bulmuştur. Babasının romatizmal ağrılarıyla baş etmesi için uğraşan Hoffmann, 1897 senesinde salisilik asit ile asetik asitle sentezleyerek saf asetilsalisik asit üretmiştir. Asetilsalisilik asit, düz veya çivi şeklinde kristale benzer bir halde bulunur. Aynı zamanda toz halde de görülür. Aspirin, aynı zamanda sirke asiti gibi kokar.

Kimyager Hoffmann, kaynağı söğüt ağacı olan bu ilacın keşfettikten sonra bir süre sonra ise aynı şekilde diasetilmorfini sentezleyerek eroini bulmuştur.

Kısa sürede etken maddesi yerine marka adıyla akılda kalmaya başlaya Aspirin, 1900’lerde Avrupa’daki grip salgınını bertaraf etmeye yardım etmiştir. Aspirin’in en etkili olduğu hastalık ve rahatsızlıklar, ağrılar, sızılar, yüksek ateş ve soğuk algınlığıdır. Sonraki yıllarda, Aspirin’le ilgili yeni keşifler dikkat çekmiştir.

1971 senesinde, İngiliz farmakolog John R. Vane, Aspirin’in metabolizmadaki ağrıyı durdurduğunu kanıtlayarak Hoffmann’dan sonraki en önemli adımı atmıştır. Vane, bu çalışmasından sonra 1982 Nobel Tıp Ödülü’nü kazanmıştır.

1940’lı yıllardan itibaren, Apsirin’in kalp krizi ve felç riskini de azalttığı fark edilmiştir. Ancak bunun kanıtlanması 20 seneyi bulmuştur. Kanadalı profesör Henry J. M. Barnett, Aspirin’in beyinde gerçekleşen geçici dolaşım sorunlarını ve ikinci kez felç geçirip felç sebebiyle oluşan ölüm riskini azalttığını kanıtlamıştır. 1985 yılında ise dönemin sağlık bakanı Margaret M. Heckler, kalp krizi geçiren insanların Aspirin’i düzenli olarak alırlarsa ikinci kez kriz geçirme ihtimallerinin yüzde 20 oranında gerilediğini duyurmuştur. Amerika’da 22 bin doktorun katıldığı bir araştırmada ise, Aspirin kullanımının kalp krizi riskini yüzde 44 gibi bir oranda gerilettiği sonucu ortaya çıkmıştır. Bu araştırma Newsweek’in 8 Şubat 1998 tarihinde çıkardığı sayıda işlenerek Aspirin akut kalp krizi riski taşıyan insanlara önerilmiştir.

Aspirin, Avustralyalı profesör Gabriel A. Kune tarafından yapılan bir araştırmaya göre kolon kanserini önlemek konusunda da etkilidir. Kune’a göre, ilacı düzenli olarak içenlerde kolon kanseri riski yüzde 40 oranında gerileyebiliyor. Bu araştırmanın sonuçları, Amerikan Kanser Derneği tarafından da doğrulanmıştır.

Aspirin, Bayer’in tescilli markasıdır ve günümüzde 80’den fazla ülkeye ulaştırılmaktadır. Üretici Bayer, Aspirin’in etki ettiği diğer rahatsızlıkların araştırılmasını ve bu etkiyi nasıl gerçekleştirildiğiyle ilgili yapılan çalışmaları desteklemektedir.

Mucizevi bir ilaç olarak kabul edilen aspirinin pek çok faydası vardır. Ancak bazı durumlarda dikkatle kullanılması çok önemlidir.

Aspirinin Faydaları Nelerdir?

Genel Faydaları

  • Ağrı kesicidir. Özellikle baş ağrılarında ve diş sızılarında etkilidir.
  • Siyatik ağrılarını keser.
  • Kanı sulandırıcı ve inceltici bir etkiye sahiptir. Aspirin, trombositlerin kana bıraktığı, başka trombositleri aktif duruma geçiren ve yaranın olduğu bölgeye gelip yapışmalarına neden olan maddelerin üretimini durdurur. Böylece pıhtı oluşumunu engellemiş olur.
  • Regl söktürücüdür ve bu dönemde oluşan sancıları azaltır.
  • Boğaz ağrılarının geçmesine yardımcı olur.
  • Migrenin semptomik tedavisi için birebirdir.
  • Ateş düşürücüdür. Ateşli hastalıklarda, grip ve soğuk algınlığı gibi durumlarda ateş düşürür.
  • Romatizmada ve lumbagodada enflamasyonu azaltır.
  • Kadınları, ilk hamileliklerinde tehdit eden, prematüre doğumlara ve doğarken ölümlere sebep olan preeklempsi hastalığını engellemek konusunda yardımcıdır.
  • Kalp ve tansiyon hastalıklarına iyi gelir.
  • Kalp krizini ve felci engeller.
  • Kolon (kalın bağırsak) kanserini önler.
  • Meme kanserinin tekrarlamasını önler.
  • Beyin kanamasının tekrarının önüne geçer.
  • Diyabetin geç aşamalarında fark edilen, gözün retinasında ve böbreklerde bulunan kılcal damarların tıkanıklığında açıcı etkiye sahiptir.
  • Alzheimer ve Parkinson hastalıklarını engeller.
  • Aspirin’in ayrıca, çocuk sahibi olmayan kadınlarda kısırlık ilaçlarıyla birlikte kullanıldığında yumurtalıkta kan dolaşımını artırıcı bir etkisi vardır. Yapılan araştırmalara göre, kadınların hamile kalma şansını yüzde 40 oranında artırmıştır.

Cilde Faydaları

  • Kaşıntıyı keser. Birkaç tablet Aspirinin ezilip toz haline getirildikten sonra bir nemlendirici krem ile karıştırılarak kaşınan bölgeye sürülebilir.
  • Uçukları azaltır. Her gün alındığı takdirde, uçuğun olduğu bölgedeki iltihabı azaltır. Bu sayede, uçuğun daha kısa sürede geçmesini sağlar.
  • Siğilleri yok eder. Bir yara bandının ortasına açılacak delik, siğilin üstüne getirilerek cilde yapıştırılır. Bu siğilin üzerine toz haline getirilmiş Aspirin sürülür ve üzerine yeniden başka bir bant kapatılır. Bu işlem üç gün boyunca tekrarlanarak uygulanır. Aspirin cildin diğer bölgelerine bulaştırılmamalıdır.
  • Güneş yanıklarına iyi gelir. Ciltte Güneş nedeniyle oluşan su kabarcıklarının geçmesine yardımcı olur. Yanmanın azalmasına ve cildin su toplamasının önüne geçer.
  • Nasırın geçmesine yardım eder. 4-5 adet Aspirin toz hale getirilerek içine yarım çay kaşığı su ve yarım çay kaşığı limon suyu ilave edilmelidir. Bu karışım, nasırlı bölgeye sürülerek üzeri sıcak ve nemli bir bezle örtülmelidir. 10 dakika bekleyen bez, daha sonra kaldırılabilir. Bu şekilde, Aspirin’in içimde bulunan asit, nasırı yumuşatır. Tedavinin hızlanması için, nasır daha sonra sünger taşı ile ovulabilir.

Saça Faydaları

Aspirinle yapılacak bir saç bakımı aşağıdaki etkileri verir. Bu bakımı yapmak için evde kolayca aspirin maskesi hazırlanabilir. Maskeyi hazırlamak için gerekli malzemeler 1 bardak sıcak su, 30 adet aspirin ve 1 çorba kaşığı karbonattır. Aspirinler sıcak suyun içinde eritildikten sonra karışıma karbonat eklenip karıştırılmalı ve ılımaya bırakılmalıdır. Karışımı uygulamadan önce saçların temizlenmiş olması gerekir. Saçlar, yıkandıktan sonra çaç kurutma makinesi yerine havlu ile kurulanmalı ve karışım sürülmeden önce biraz ıslak bırakılmalıdır. Karışım ıslak saç diplerine masaj yapılmak suretiyle sürülür. 15-20 dakika bekledikten sonra ise saçlar ılık su ve şampuan ile bir kez daha yıkanarak durulanır. Bu bakım, ayda bir kez uygulanabilir.

  • Saç derisindeki gözeneklerin açılmasını sağlar.
  • Saç derisinin oksijen almasına yardım eder.
  • Saçta kepeklenmenin önüne geçer.
  • Saç diplerinde kalan şampuan ve yağ kalıntılarını temizlemeye yardımcı olur.
  • Saçların daha parlak ve sağlıklı olmasına yardım eder.

Aspirin Kimler Tarafından Kullanılmamalıdır?

  • Salisalatlar ve non-stereoidal antienflamatuar ilaçlara karşı hassas olanlar kullanmamalıdır.
  • Kanama eğiliminin artacağı patolojik hallerde kullanılmamalıdır.
  • Gebeliğin son 3 ayında Aspririn alınmamalıdır.
  • Emziren anneler Aspirin kullanmamalıdır.
  • Glukoz-6 fosfat dehidrogenaz eksikliği durumunda alınmamalıdır.
  • Gastrointestinal kanalda kronik ve aktif şekilde ülseri olanlar kullanmamalıdır.
  • Kedilerin UDP glukroniltransferaz enzimi bulunmadığından, onların kullanması engellenmelidir.
  • Tüm bu durumlarda, ölüme neden olabilen toksik reaksiyonları tetikleyebilir veya sindirimi bozabilir, vertigoya ya da geçici duyma kaybına yol açabilir. Kanamayı artırabilir ya da kaşıntı ödem gibi durumlara yol açabilir.
  • Astım, nazal polip ve nazal alerjisi olan kimselerin dikkatli ve doktor kontrolünde kullanması gerekir.
  • Cerrahi müdahale geçirmek üzere olan kişiler tarafından da dikkatli ve doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
  • Hamileler doktor kontrolünde almalıdır.
  • Çocuklar tarafından kullanılması önerilmez.
Bu makaledeki bilgiler çeşitli kaynaklardan derlenmiş olup bilgilendirme amacı ile yayınlanmıştır. Onikibilgi.com olarak, yazıda verilen bilgilerin kesinliği ile ilgili bir iddiada bulunmadığımızı ve rahatsızlığınızla ilgili atacağınız adımlarda sorumluluk kabul etmediğimizi bilginize sunarız. Rahatsızlığınıza bu makale ile teşhis koymamanızı önerir, size en uygun tedavi yöntemi için muhakkak doktorunuza başvurmanızı önemle hatırlatırız.

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın