ciban-nedir-neden-cikar

Çıban Nedir, Neden Çıkar, Tedavisi Nasıl Olur?

Çıban Nedir?

Çıban, deride aniden ortaya çıkan, bakterilere bağlı oluşan, ağrılı ve mikrobik döküntüye verilen isimdir. Bu döküntü bir nevi apsedir. Genelde, bakterilerin kıl köklerine yerleşerek çoğalmasıyla oluşur. Ani kızarıklık, şişlik, ağrı ve zonklama hissi oluştururlar. Tıbbi adı, fronküldür.

Genelde, bir kıl keseciği içerisine veyahut yağ bezesi kanalına giren bakteri nedeniyle meydana gelir. Adı stafilokok olan bu bakteri, vücutta daha çok kasıklarda, koltuk altlarında ve burun deliklerinde yerleşik olarak bulunur. Bu bakteri genelde her ortamda kolayca yaşayıp çoğalabilir. Çıban da, bakterinin belli bir bölümde çoğalması ve mikrop üretmesi ile meydana gelir.

Çıbanın oluşum aşamaları şöyle gerçekleşir: Yağ dokusuna yayılan bakteriler, kan içindeki akyuvarlarla mücadele eder. Bu bakteri ile akyuvarlar arasında geçen mücadeleyi iki taraf da kazanamaz ve ölür. Ölen stafilokok mikrobu ve akyuvarlar vücut için atık niteliği taşır. Bu atıkların miktarı arttıkça, atıkların toplandığı bölgede bir kese meydana gelir. Zamanla, kandaki akyuvarlar bu kese içine dolar. Deri eğer yumuşaksa kese deriye doğru hareket eder. Deri sert ise, kese vücut içerisine doğru hareket eder. Bu şekilde çıban baş verir.

Çıban, başta sivilce sanılabilir çünkü ilk evrelerinde sivilce kadar küçüktür. Ancak zamanla, bu irinli kısım iyice büyüyerek sivilceden farklı bir görünüme kavuşur. Şişliğin içinde bulunan irinli öz, eğer çıban patlatılırsa tekrar nüksetmesine sebep olabilir. Bu nedenle, bu irinli özün muhakkak çıkarılması gerekir.

Çıban, dokunulduğu zaman sert bir his verse de, aslında içinde irin bulunur. Bu irinin birikmesi sonucu, yakında bulunan sinirler üzerinde baskı oluşur ve iltihap meydana getirir. Çıban, genellikle vücudun bir yere sürtünen bölgelerinde, örneğin boyun, yüz, kulak, kol, kaba et, bacak gibi bölümlerde ve derinin katlanan kısımlarında görülür. Ortasında beyaz veya gri renkte, fındık iriliğinde akut inflamasyon gösterir.

Eğer vücutta lokal veya sistemik nedenlerle çok sayıda çıban oluşursa bu durumun adı fronküloz olur. Çıban, çoğunlukla vücut yüzeyinde çıksa da, nadiren iç organlarda da meydana gelebilir.

Çıban Neden Çıkar?

Çıban her yaş grubunda görülmekle birlikte, genelde çocuklardan çok yetişkinlerde görülür. Kadınlarda ve erkeklerde eş oranda ortaya çıkar. Şeker hastalığı gibi bazı sistemik hastalıklarda çıbanların görülme sıklığı artar. Bununla birlikte, beslenme bozukluklarında, vitaminsizlikte ve bağışıklık sisteminin güçsüz düştüğü durumlarda da çıban daha çok görülür.

Eğer çıban vücutta sıkça çıkıyor, tedaviye rağmen tekrarlanıyorsa bu bazı hastalıkların habercisidir. Aşağıdaki hastalıklar ve durumlar vücutta çıban oluşumunu tetikler:

• Şeker hastalığı
• Tiroide bağlı aşırı terleme
• Bağışıklık sisteminin zayıflaması
• Böbrek yetmezliği
• Kansızlık
• Egzama, mantar gibi deri hastalıkları
• Beslenme bozuklukları
• Çok fazla oturmak
• Çok fazla terlemek
• Uzun süre hareketsiz kalmak, sürekli oturmak, durağan yaşam
• Dar kıyafetler
• Tahriş ve sürtünmeye sebep olan giysiler
• Sentetik kumaşlar
• Pislik ve mikroplar
• Uzun yorgunluklar
• Uzun açlıklar
• Aşırı derecede kilo kaybı
• Aşırı alkol tüketimi
• Aşırı yağlı yemek tüketimi
• Vitamin ve protein eksikliği

Bağışıklık sistemi çeşitli ilaçlarla baskılandığı için, kanser tedavisi gören hastalarda da çıbana sık rastlanır.

Çıbanın belirtileri, kızarıklık, şişme, bölgesel ateş hissi ve iltihap görüntüsüdür. Bu belirtilerle birlikte bir acı ve ağrı hissi de oluşur. İlerleyen aşamalarda ise, kızarıklık görülen bölgenin ortasında beyaz ve içi irin dolu bir cerahat kütlesi ortaya çıkar. Bu irin tabakasının altında ölü akyuvarlar ve mikroplar vardır. Cildin gerdin olduğu bir bölgeyse, ağrı ve acı hissi artacaktır.

Çıban Nasıl Tedavi Edilir?

Küçük çıbanların, kendiliğinden patlaması ve geçmesi beklenir. Bu süreç, aşağı yukarı 10 gün sürer. Bu süreçte, çıbanın çıktığı bölge daima temiz tutulmalı, herhangi bir tahrişe maruz bırakılmamalı ve antibiyotik kremler uygulanmalıdır. Çıban patlatıldıktan sonra mikrop kapmaması çok önemlidir. Bu nedenle üzeri bir süre için kapatılmalıdır. Çıban sürekli iltihaplanıyorsa, doktor kontrolünde antibiyotik ilaç alınabilir.

Çıban oluşmuş bölgeye çok fazla temas edilmemelidir. Bu hem mikrop oluşumunu önlemek hem de iltihabın yayılmasını engellemek için önemlidir.

Eğer kişi çıbanın küçük ve basit bir çıban olduğundan eminse ve çıbanın yarattığı rahatsızlık duygusundan kurtulmak istiyorsa çıbanı çok steril biçimde patlatabilir. Bunun için izlemesi gereken adımlar şunlardır:

  • Öncelikle, çıbanın yeterli olgunlukta olduğundan emin olmalıdır. Çıbanın yeni oluşmuş, etrafı kızarık, üzeri sert hali olgunlaşmamış halidir ve bu durumdayken kesinlikle patlatılmamalıdır.
  • Çıban ne zaman, ortası yumuşak, sarı renkli bir kesecik oluşmuş haline ulaşırsa, o zaman olgunlaşmış demektir.
  • Çıban olgunlaşmamışsa, onu olgunlaştırmak için sıcak suya batırılmış havlu yardımıyla günde 3-4 kez 10’ar dakika boyunca çıban üzerinde çok hafif şekilde baskı oluşturabilir. Bu sayede hem doğal bir drenaj sağlamış olur hem de ağrıyı azaltır.
  • Ardından, olgun çıbanı, ucu yakılmış steril iğne ile delebilir ancak bu aşama doktordan bilgi almadan gerçekleştirilmesi çok fazla önerilmez.
  • Antibiyotik bir kremi 4-5 gün boyunca günde 2 veya 3’er kez çıbanın üzerine sürebilir.

İyileşme sürecinde, kabuk bağlayan çıbanın kabuğu kesinlikle koparılmamalıdır.

Daha büyük çıbanlar için muhakkak doktora başvurulmalıdır. Kimi zaman, derinin kalın olması, çıbanın irininin akacak yer bulamamasına sebep olur. Bu durumda çıban ancak cerrahi yöntemlerle patlatılır. Hekim, bu tip bir durumda en ideal tedavi yöntemine karar verecektir. İç organlarda meydana gelen çıbanların da cerrahi yöntemlerle temizlenmesi gerekir. Cerahat boşalmadan, cilt üzerindeki gerginlik, baskı ve acı hissi hafiflemez.

Eğer çıban cerrahi müdahale ile patlatılacaksa, bu müdahale gerçekleşene kadar üstü mikroplardan uzak tutulmalıdır. Bunun için, üst bölümü, temiz gazlı bezle kapatılmalıdır. İrinin yeniden birikmesinin önüne geçmek için bölge antiseptik solüsyonlarla da temizlenmelidir. Eğer, çıban henüz yangı aşamasında fark edilirse, antibiyotik ile oluşmadan önüne geçilme ihtimali bulunur.

Cerrahi müdahale sonrasında, çıbanın içindeki iltihap yoğun ise akmaya devam edebilri. Bu durumda bölge gazlı bezle sarılır. Doktor, iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla, müdahale sonrasında antibiyotik kullanımı önerebilir. Antibakteriyel nitelikte sabunların kullanılması da bu süreci hızlandıracaktır.

Yüzde ve dudak etrafında çıkan çıbanlar, diğer bölgelerde meydana gelen çıbanlara göre daha tehlikelidir. Kan zehirlenmesi olarak bilinen septisemiye yol açabilirler. Aynı şekilde, burun, kulak ve göz çevresi gibi beyne yakın uzuvlarda çıkan çıbanların da beyni etkileme ihtimali bulunur. Eğer bu tip çıbanlarla ilgili doğru zamanda önlem alınmazsa kimi zaman kanser oluşumuna dahi neden olabilirler. Bu nedenle, yüzde çıkan çıbanlar kesinlikle patlatılmamalı ve muhakkak hekime başvurulmalıdır. Bu bölgedeki çıbanlar patlatılırsa, çıbanın içindeki iltihabın büyük kan damarlarına boşalmasına, dolayısıyla beyin damarlarının tıkanmasına ve menenjit gibi mikrobik beyin zarı hastalıklarına, iltihabın tüm vücuda yayılmasına neden olabilir.

Şeker hastalarında oluşan çıbanlar daha büyük ve iltihaplı olup kolayca kapanmaz.

Çıbanların tedavisinde iyileşme süreci kişiden kişiye farklılık gösterir. Vücut direnci fazla olan bireyler iyileşme sürecine hızlıca girerken, direnci zayıf kimselerin iyileşme süreci uzayabilir.

Çıban patlatıldıktan sonra izin kalıp kalmama durumu, çıbanın büyüklüğüyle ve müdahalenin doğruluğuyla alakalıdır. Bu nedenle, doktor yardımı çok önemlidir.

Çıban ve benzeri deri rahatsızlıklarını engellemek için alınacak önlemler nelerdir?

  • Tüm vücudun temizliğine, özellikle de bakteri ve mikrop üremesinin daha kolay olduğu bölgelerin hijyenine çok dikkat edilmelidir.
  • Vücut, antibakteriyel sabunlar ve temizlik malzemeleri yardımıyla temizlenmelidir.
  • El ve yüz için kullanılan havlular ile duş sonrası giyilen bornozlar sıkça değiştirilmelidir. Bu havlular yalnızca tek bir kişi tarafından kullanılmalıdır.
  • Çarşafların ve kıyafetlerin yüksek ısıda yıkanmasına ve genel temizliğine dikkat edilerek, bu eşyaların da yalnızca tek bir kişi tarafından kullanılmasına dikkat edilmelidir.
  • Herhangi bir nedenle kullanılmış sargı bezlerinin ve medikal araç gereçlerin hijyenine maksimum özen gösterilmelidir. Bu tip gereçler, ağzı bağlı poşetlerde veya kutularda tutulmalıdır.

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın