Tiroid Kalsifikasyon Nedir?

Tiroid kalsifikasyon, tiroid bezi içinde görülen katı ya da yarı-katı yumrulardır. Çoğu durumda bu yumrular herhangi bir belirtiye neden olmaz ve iyi huylu, yani kanserli olmayan oluşumlardır. Tedavisinde kişinin sağlık durumu ve nödülün tipine bağlı olarak farklı yöntemler izlenebilir.

Tiroid’in Yapısı

Trioid bezleri 2 lobdan oluşur ve boyun bölgesinde bulunuyor. Ana görevi besinler yoluyla alınan iyotun absorve edilmesidir. Tiroid bezleri alınan iyodu triiyodotironin (T3) ve tiroksin (T4) adlı hormonların üretiminde kullanır. Bu hormonlar kalp atış hızı, vucut ısısı, protein üretimi gibi süreçleri düzenlemeye yarar. Yine troid bezi tarafından üretilen diğer bir hormon olan “kalsitonin” ise T3 ve T4 hormonları ile birlikte çalışarak kandaki kalsiyum seviyesini dengeler. Hormonal dengesizlikler ve dolışım sorunları neticesinde tiroid’de oluşan nodüller bu kalsiyum tuzlarının triod’de birikmesine neden olur.

Tiroid Kalsifikasyon

İyot bakımından zayıf beslenenlerde “tiroid kalsifikasyon” görülme olasılığı daha yüksektir. Bazı insanlarda genetik olarak tiroid uyarıcı hormon (TSH) eksikliği olabilir. Bu tiroid nodülü kalsifikasyon gelişimi riskini arttıran bir faktördür. Ayrıca, Hashimoto tiroidi gibi bazı otoimmün hastalıklar riski arttıran nedenler arasında gösterilmektedir.

Kanserli olmayan nodüller ve kistler yaklaşık 25 mm’ye kadar büyüyebilir. Bu tip iyi huylu nodüller genellikle sıvı doludur ve oluşumları tiroid bezi ile sınırlı kalır. Bu nodüller her ihtimale karşı kontrol edilmeli ve kanserli olup olmadıkları açıklığa kavuşturulmalıdır. Bazı durumlarda sıvı ve yarı sert nodüller kanserli hücreler tarafından oluşturalabilir.

Bazen tiroid bezlerinde oluşan nödüller zaman içinde artarak guatr gelişmesine neden olabilir. Guatr belirtileri arasında öne çıkanlar nefes alıp vermede ve yutkunmada meydana gelen zorluklardır. Hastalık hormon üretimini bozarak Plummer hastalığı, toksik adenomlar ve toksik multinodüler guatr gibi diğer hastalıklara yol açabilir.

Tiroid Kalsifikasyon Belirtileri

Tiroid kalsifikasyon hiçbir belirti göstermeden yani asemptomatik olarak oluşabilir. Fiziksel olarak yapılacak boyun kontrolü sırasında nodüller fark edilebilir. Boğazda hafif bir şişlik görülebilir. Eğer nodüller hormon üretiminde aksaklığa neden oluyorsa kişiden kişiye değişen kilo verme, kalp atışında ritim bozuklukları, kaygı ve sinirlilik hali gibi belirtiler yaşanabilir.

Tiroid nodüllerinin büyük çoğunluğu rutin kontroller sırasında fark edilir. Ya da başka bir hastalık nedeniyle kullanılan CT, MR gibi görüntüleme sistemleri tarafından belirlenebilir. Tedavisine başlamak için hekim tiroid nodülü tipini belirlemek için ekstra testler ve biyopsi isteyebilir. Testler sırasında T3 ve T4 hormon düzeyleri ölçülür. Biyopside ise bir iğne yardımıyla nodülden örnek alınarak labaratuvarda incelenir.

Tiroid Kalsifikasyon Tedavisi

Tedavisi büyük öklçüde kişinin genel sağlık durumuna ve nodül tipine bağlıdır. Büyümeyen iyi huylu ve hormonal sistemi etkilemeyen nodüller için genellikle bir tedavi uygulanmaz ancak durumları periyodik kontrollerle takip edilir. Bazen nodülün boyunu küçültmek ve ileride oluşabilecek komplikasyonları engellemek için “troid hormonu bastırma tedavisi” kulllanılır. Belirtiler hastayı çok etkiliyorsa “radioktif iyod” tedavisi tercih edilebilir. Şüpheli nodüller ve kötü huylu oluşumlar için cerrahi müdahale gerekebilir.

Tiroid bezlerinde oluşan nodüller sağlığı ciddi anlamda tehtid eden kalp sorunları, kalp krizi, kemik zayıflaması gibi hastalıklara yol açabileceğinden fark edildiğinde en kısa sürede doktora gidilmelidir. Hiç bir rahatsız edici belirtiye yol açmadığı için düzenli olarak yapılan sağlık kontrollerine önem vermek gerekir. İleri yaşlarda ve daha önceden tiroid ile bağlantılı rahatsızlığı bulunan hastalarda nodüller kalsifiye tiroid’e dönme olasılığı yüksektir.

Kaynaklar

Bu yazıda yer alan bilgiler hiçbir koşulda teşhis, tedavi niteliği taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza danışınız.

,

İlk Yorumu Yapan Siz Olun.

Bir Cevap Yazın