turbulans-nedir

Türbülans Nedir, Nasıl Meydana Gelir?

Türbülans uçak yolculuklarında, hava akımının ani değişiminden kaynaklanan sarsıntılar ve titremelerdir.

Bir uçak yolculuğunda türbülansların görülmesi gayet normaldir. Bazı yolcular için türbülanslar korku ve mide bulantısı anlamına gelse de hava yolunu çokça tercih eden yolcular ve sık sık uçmakta olan uçak mürettebatı için türbülans sıradan bir olgudur.

Türbülansın Ortaya Çıkış Nedenleri

Rüzgarlardan Kaynaklı Türbülanslar: Basitçe, çalkantılı bir hava içerisinde uçan bir uçak türbülans yaşayacaktır. Bu fırtınalı bir denizde bir botla yolculuk yapmaya benzer. Yüksek irtifa türbülansları ve düşük irtifa türbülansları arasında bir fark vardır. Yere yakın türbülanslar genelde güçlü rüzgarlar sebebi ile meydana gelirler. Fırtınalı havalarda uçağın inişi ve kalkışı sırasında yere yakın türbülanslar nedeni ile problemler yaşanabilir.

Yükselen Havadan Kaynaklanan Türbülanslar: Biraz daha yüksek irtifalarda havanın aşağıdan yukarıya doğru dikey olarak yükselmesi durumunda türbülans ortaya çıkar. Yükselen havadan kaynaklanan türbülansların gelişimi şu şekildedir: Güneş, yeri ve yerin hemen üzerindeki havayı ısıtır. Isınan hava genişler ve yükselir. Bu “updraft”a sebep olur (“updraft” havanın yukarı yükselişi demektir). Isınan hava yükseldikçe sıcaklığı çiğ noktasına kadar düşer. Eğer hava yükselmeye devam ederse içerisinde nem partikülleri bulutları oluşturur. Bu olumlu bir gelişmedir zira pilot hem kokpit penceresinden hem de hava durumu radarından türbülansın varlığının tespit edebilir.

Ancak eğer yükselen bu hava çok kuru ise, yoğunlaşma gerçekleşmez ve pilot türbülansı göremez. Buna açık hava türbülansı denilir ve görünmemesinden dolayı aldatıcıdır ve uçağı aniden yakalar. Hava durumu radarının bu tür bir türbülansı yakalaması da olası değildir çünkü havanın içerisinde radar sinyallerini yansıtacak nem partikülleri yoktur.

İrtifa yükseldikçe dikey hava akımları da bir süre sonra görülmemeye başlar. Zira sıcaklık çok düşüktür. Uçak bulutların üzerinde pürüzsüz bir havada uçar. Ancak bazen kümülüs bulutları çok yüksek irtifalara kadar çıkabilmektedirler. Genellikle bu tür bulutlar tropikal bölgelerde görülür ve pilotlar bu tür bulutların etrafından dolaşmayı tercih ederler.

Kısaca, atmosferimizde görece düşük irtifalarda türbülans görülme ihtimali daha fazladır. Eski zamanlarda, uçakların basınçlı kabinleri henüz yokken, çok daha düşük irtifalarda uçulması gerektiğinden dolayı türbülans daha sık karşılaşılan bir problemdi.

Jet Akımlarından Kaynaklı Türbülanslar: Yüksek irtifalarda olağan üstü hızlarda esen rüzgarlara jet akımları denilir. Bu rüzgarların hızı saatte 300 km’den fazladır. Bu rüzgarların yönü Kuzey yarıkürede batıdan doğuya doğrudur. Bu nedenle Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya uçmak, Kuzey Amerika’dan Avrupa’ya uçmaktan daha uzun sürer. Pilotlar Avrupa Kıtası’ndan Amerika’ya yapılan uçuşlarda jet akımlarından sakınmaya çalışırlarken Amerika’dan Avrupa’ya yapılan uçuşlarda kuyruk rüzgarlarından olabildiğince çok faydalanmaya çalışırlar. Bu nedenle Avrupa’ya dönüş uçuşları iki saat daha kısa sürer.

Jet akımlarının tehlikeli tarafı yüksek ya da düşük basınç alanları ile karşılaştığında aniden yön değiştirebilmesidir. Pek çok türbülans bu bükülmeler sırasında olur.

Dağlardan Kaynaklı Türbülanslar: Eğer kuvvetli bir rüzgâr varsa, hava yüksek bir dağ ile karşılaştığında yükselir. Bu bazen yüksek irtifalarda ve uzun mesafeden hissedilebilir hava dalgaları oluşturur. Bu nedenle uçaklar bazen dağlık bölgeleri aştıkları sırada türbülanslarla karşılaşabilmektedirler.

Hava Aracının Yarattığı Girdap Sonucu Oluşan Türbülans: Bir de hava araçlarının kendilerinin oluşturduğu türbülanslar vardır. Bu girdap türbülansı büyük bir geminin suda bıraktığı izlere benzer. Tabi olarak büyük uçaklar büyük girdaplar oluştururken, küçük uçaklar büyük uçakların geride bıraktıkları girdaplarla karşılaştıkları durumda daha çok etkilenirler. Bu nedenle iki uçak arasındaki asgari mesafeyi belirleyen kurallar mevcuttur. Yine bu nedenle havalimanlarında büyük uçaklar kalktıktan sonra görece küçük uçaklar kalkış öncesi bekletilirler.             

Şiddetlerine Göre Türbülans Çeşitleri

Havacılık uzmanları türbülansları şiddetlerine göre dört ana kategoride incelemektedirler. Bunlardan en güçlü olan ağır ve ekstrem türbülanslar, şiddetli türbülanslar olarak kabul edilmektedirler.

Hafif Türbülans: Bu çeşit türbülanslar çokça yaygındır ve hemen hemen her uçuş sırasında hafif türbülansların gerçekleşmesi beklenir. Hafif türbülanslarda uçağın eğimi veya uçuş irtifası az bir miktarda değişebilir. Gerçekten tedirgin bir yolcu değilseniz, hafif türbülansları soğuk kanlılıkla atlatacaksınızdır. Çok büyük bir ihtimalle uçuşunuz sırasında hafif bir türbülans yaşandığının farkında bile olmazsınız.

Orta Dereceli Türbülans: Sık sık yolculuk yapanların denk gelebileceği türden bir türbülans olan orta dereceli türbülanslarda uçağın irtifası 6 metreye kadar değişebilir. İçecekler muhtemelen dökülür ve yolcular emniyet kemerlerinin gerginleştiğini hissederler.

Ağır Türbülans: Ağır türbülanslarda yolcular mutlaka sarsılırlar ve yaralanmalar görülebilir. Pilot anlık olarak uçağın kontrolünü kaybedebilir ancak hemen tekrar kontrolü sağlar. Ağır türbülanslarda uçak irtifası 30 metreye kadar değişebilir.

Ekstrem Türbülans: Bu tür türbülanslara çok nadir olarak rastlanılır. Pilot mutlak suretle uçağın kontrolünü kaybeder ve bir uçak kazasının görülme riski oldukça yüksektir.         

Türbülanslar Yaygın mıdır? 

Şiddetli türbülanslar yaygın değildir. Tecrübeli pilotlar türbülanslardan kaçınma yollarını uygulamaktadırlar. Günümüzde ekstrem türbülanslar yok denecek kadar az sıklıkta görülmektedir. Hatta orta dereceli türbülanslara bile nadiren rastlanılır olmuştur.

Türbülanslar Önceden Belirlenebilir mi?

Her uçuştan önce pilotlar ve hava kontrol üniteleri hava olaylarını analiz ederek türbülanslardan kaçınabilmenin yollarını ellerinden geldiğince bulmaya çalışırlar. Uçuştan önce ve uçuş sırasında pilotlar, aynı güzergahta kendilerinden önce uçmuş pilotların türbülans raporlarını, dağların konumlarını, gök gürültülü fırtınalarla ilişkili olan kümülüs bulutlarını göz önüne alırlar. Hava trafik kontrolörleri uçuş boyunca pilotlarla sürekli iletişim halinde kalırlar ve böylece onlardan aldıkları faydalı bilgileri diğer pilotlara ileterek en salim uçuş rotasının belirlenmesine çalışırlar.

Açık hava türbülansı önceden kusursuzca tahmin edilemez ve radarda görülebilme olasılıkları da oldukça düşüktür. Açık hava türbülanslarından kaçınmanın bir yolu diğer pilotların ilettikleri raporlar doğrultusunda hareket etmek olabilir.

Türbülanslar Ne Sıklıkta Yaralanmalara ve Ölümlere Sebep Olur?

Türbülanslar nadiren yaralanmalara sebep olurlar. Birleşik Devletler Federal Havacılık Yönetimi 1980 ila 2009 arasında türbülans nedeniyle ölenlerin sayısının sadece 3 olduğunu bildirmiştir. Bu ölümlerden biri uçuş ekibinden, diğer ikisi de emniyet kemerlerini takmamış olan yolcular arasındandır. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışmaya göre bir insanın lunaparklardaki hız trenleri ile ölüm riski, hava türbülansı nedeni ile ölüm riskinden 26 kat daha fazladır.       

Türbülanslar Uçak Kazalarına Sebep Olabilir mi?

Sıklıkla atıfta bulunulan bir kaza, 50 yıl kadar önce Britanya Denizaşırı Havayolları’na bağlı bir uçağın kuyruk stabilizatörünün şiddetli hava türbülansı nedeni ile parçalanması sonrası uçağın düşmesidir.

Ancak günümüzde uçaklar çok daha sağlam yapılmaktadırlar. Modern ticari uçaklar, son kırk yılda kaydedilmiş en güçlü türbülansın bile bir buçuk kat daha şiddetlisine dayanıklı olarak tasarlanmaktalardır.

Yine de şiddetli türbülansların uçaklara önemli zararlar vermesi olasıdır, ancak bu çok nadir görülebilecek bir olaydır. Hele de böylesine bir türbülansın uçağın düşmesine sebep olma ihtimali çok daha düşüktür. 1993 yılında şiddetli türbülans bir kargo uçağının motorlarından birini parçalamıştır ancak yine de uçak güvenli bir şekilde inebilmiştir.

Mevsim Değişiklikleri Türbülansları Etkiler mi?

Ne yazık ki bilim adamları, 2050 yılına gelindiğinde küresel ısınma nedeni ile türbülansların yaşanma sıklıklarının iki kat, şiddetlerinin ise yüzde 10 ila yüzde 40 oranında artabileceğini söylemektedirler. Yapılan bir çalışma 1958 ila 2007 yılları arasında Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki temiz hava türbülanslarının yüzde 40 ila yüzde 90 oranında arttığını göstermiştir.

Kaynak:

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın